Kardeşime Mektup / Köşe Yazısı - Bilal AKGÜL

8.9.2019 22:44:24
Bilal AKGÜL

Bilal AKGÜL

   Kardeşime Mektup

Kardeşim Ramazan’a İthaf

Sevgili Kardeşim!

Yarın yeni eğitim öğretim sezonunun ilk günü… Ve senin bu camiadaki ilk günün olacak nasip olursa.  Birkaç gündür bil fiil bu heyecanına ortak olmakla birlikte, senden ayrılmak zorunda kalmanın verdiği sızı mı desem yoksa birlikte olmamıza rağmen anlatmak isteyip anlatamadığım şeylerden mi desem bilmiyorum ama ayrıldığım günün akşamı bu satırları yazma ihtiyacı hissettim.

Sevgili Kardeşim!

Tabi ki her insanın fedakârlığı kadardır sefası, insanlığı, erdemi… Sonra vefası… Ve adanmışlığı kadar. Hayata tırnakları ile kazarak tutunmaya çalışan her kişi için Jean Pierre de Beranger’in şu satırları gelir aklıma:

Yolun düşerse birgün kıyıya,

Ve maviliklerini seyre dalarsan enginin,

Dalgalara göğüs gerenleri hatırla.

Selamla onları yüreğin sevgi dolu,

Çünkü onlar fırtınayla savaştılar,

Eşit olmayan savaşta.

Ve dipsizliğinde enginin yitip gitmeden,

Sana liman gösterdiler.

Sevgili Kardeşim!

Her işte dikkat edilmesi gereken hususlar olduğu gibi eğitim alanında da dikkat etmen gereken hususlar vardır. Bunlar için temel bir ilke-çerçeve belirlemek gerekirse söyleyeceğim Ataullah İskenderi’nin şu cümlesi olacaktır: "Sen bal arısı gibi ol; onun bedeni küçük, fakat gayret ve çabası büyüktür. Temiz ve hoş olana konar ve ardında temiz ve hoş olan bir şey (bal) bırakır.” Bugün ülke olarak, toplum olarak en çok sahip olmamız gereken şeylerdir bunlar. Özellikle eğitim alanında...

Bize, neyin eksik olduğunu anlatacak insandan çok, taş üstüne taş koyabilen, eleştirdiğinden daha fazla üreten, okuyan, bir çığır açan, bir yol haritası çizen, tek başına bir ordu olmaya talip insan lazım. Eğitimci lazım.

Sevgili Kardeşim!

Rus yazar Gregory Petrov ’un adeta her öğretmenin başucu kitabı olması gereken İdeal Öğretmen adlı kitabında bir öğretmenin sahip olması gereken birikimin düzeyi ile ilgili verdiği örnek çarpıcıdır. O’na göre her öğretmenin bir üniversite profesörü kadar bilgi sahibi olması gerekir. Bilgi sahibi olması gerekir ki adeta âlemin içinde âlem olan öğrencinin dünyasına girebilsin. O dünyada erdemi, karakteri, ahlakı, değerlerimizi öğrencinin fıtratına uygun olarak anlatabilsin. Bir şekil verebilsin. Ya da öğrencinin potansiyelini ortaya çıkarabilsin.

Bir altının işlemesini düşün kardeşim. Onu işleyen kişinin en ufak bir hatası, dikkatsizliği altının değerini, zarafetini, estetiğini bozar, kıymetten düşürür değil mi? Peki ya bir öğrenci? Ona her bakışımız, her davranışımız, kullandığımız her cümle adeta onun geleceğini şekillendirecektir. Onun dünyasını inşaa edecektir. Ve bu süreçteki en ufak bir hatamız belki de onun hayatını karartacaktır.

Sevgili Kardeşim!

Eskiden beri toplumları ifsad eden, yozlaştıran etkenlerin başında yarış atı mantığı ile eğitim öğretime bakılmasıdır. Hayat bir yarışsa bu yarışı önde bitirmenin bir eğitim kurumunun başat görevi olarak görülmesidir. İlim sevdalısı yetiştirmek değil, adeta malumat alıcısı olarak görülmesidir öğrencinin. Hazreti Ali’nin mal ile ilmi kıyaslayan sorulara verdiği cevapları her daim öğrencilerinin kulağına küpe yapmayı dert edinmek lazım sevgili kardeşim.

Haricilerden bir taife tek tek Hz. Ali’nin (r.a) huzuruna gelerek aynı soruyu sorarlar. Soru şu: “Ya Ali! İlim mi üstündür, yoksa mal mı? Hz. Ali (r.a)’’İlim daha üstündür’’ şeklinde cevap vermiş, delil istemeleri karşısında ilmin üstünlüğünü değişik açılardan şu şekilde ortaya koymuştur:

- İlim maldan üstündür. Zira ilim seni korur, hâlbuki sen malı korursun.

- İlim harcandıkça artar, mal ise harcandıkça azalır.

- İlim sayesinde düşmanlar dost olur, fakat mal sahibinin kıskananı ve düşmanı çoktur.

-İlim dünyadan uzaklaştırır, ahirete yaklaştırır; mal ise ahiretten uzaklaştırıp dünyaya yaklaştırır.

- Ölüm sebebiyle ilim, sahibinin mülkiyetinden çıkmaz, fakat mal çıkar.

- İlim sahibine sirayet eden bir nurdur. Mal ise böyle değildir.

- İlim Allah’ın kelamından çıkar, mal ise topraktan çıkar.

-İlim peygamberlerin sevgilisidir. Mal ise Nemrut, Firavun, Haman ve Karunların sevgilisidir.

- İlim kendine hizmet edilendir. Mal ise hizmet edendir.

- İlim ruhun gıdasıdır. Mal ise cesedin gıdasıdır.

- Korku zamanlarında ilim sana arkadaş olur. Mal ise seni ürkütür.

- Yolculukta ilim senin arkadaşındır. Mal ise yolculukta senin düşmanındır.

- Tek başına ilim tatsız da olsa kurtulmana sebep olur, fakat mal böyle değildir.

- İlim peygamberlerin mirasıdır, mal ise eşkıyanın mirasıdır.

- İlim sahibi asla unutulmaz, mal sahibi unutulur.

- İlim kalbi nurlandırır, mal ise karartıp katılaştırır.

- İlim sahibi Allah’a kulluğu, mal sahibi Allahlığı iddia eder. (Nitekim Firavunda olduğu gibi)

Hz. Ali (r.a) bu şekilde o soru soranlara ayrı ayrı tatminkâr cevaplar verdikten sonra: “Bu konuda bana daha soru sorsaydınız yaşadığım müddet başka başka cevaplar verirdim” buyurur. Hazreti Ali’ye atfedilen bu sözlerin gerçek sahibi olup olmadığı bir yana bunların hayattaki karşılığı hepimiz için ibretliktir.

Sevgili Kardeşim! 

Hayat yolculuğunun bu yeni kulvarında sana başarılar diliyorum. Rabbim bundan önceki safhalarda olduğu gibi bundan sonra da istikamet üzere olmayı nasip etsin. Önümüze çıkan hayat sınavlarından yüzümüzün akıyla çıkmanı temenni ediyorum. Rabbim ilk gün yaşadığımız heyecanı hayatımız boyunca devam ettirmeyi nasip etsin. 

Bu vesile yeni eğitim öğretim yılının hayırlara vesile olmasını dilerim.

Bu yazı toplam 344 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Nazım Akgül
9 Eylül 2019 Pazartesi 21:08
21:08
Bilal hoca.ağzina.sağlik çok.güzel ve iyi bir nasihat olur geçlere inşllah
Hasan Uyar
8 Eylül 2019 Pazar 23:17
23:17
Tebrikler yüreğine sağlık Hocam
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.