SEYYİD MUHAMMED NAKIB EL-ATTAS / Köşe Yazısı - Hasan UYAR
Hasan UYAR
Batıda ve doğuda akademi dünyasının, ismini “Bilginin İslamileştirilmesi ve Bilginin Batılılaşmaktan Kurtarılması” kavramlarına önemli katkıda bulunan Nakib el-Attas, 1931’de Endonezya’nın Bogor şehrinde doğdu. Nakib el-Attas, tıpkı kardeşleri gibi ilk eğitimini dönemin en önemli eğitim merkezi olarak da bilinen Singapur’da alır. İngiliz okullarında başlayan öğrenim hayatı, gelecek yıllarda Avrupa ve Kuzey Amerika’daki akademik çalışmalarının, ilmi görevlerle dolu yaşamının ilk habercisidir aynı zamanda. Hayatını Batılı eğitimin şekillendirdiği izlemini veren el-Attas , aslında bu aldığı eğitim paradigmasının tam aksine, geleneksel islamı öne çıkaracak ve bu anlamda gözü kapalı modernleşme akımlarının kök saldığı coğrafyalara kafa tutacak kökleri geçmişin derinliklerine uzanan bir gelenekselci İslam paradigmasının dirilticisi olarak öne çıkar. “Raniri ve 17. Yüzyılda Açe’de Vücudiyye Hareketi” adlı teziyle 1962 yılında McGill Üniversitesi’ne bağlı İslami Araştırmalar Enstitüsü’nden yüksek lisans derecesini aldı. Aynı yıl London Üniversitesi’ndeki Doğu ve Afrika Çalışmaları Bölümü’nde doktora çalışmalarını tamamladı ve Arthur Arberry ve Martin Lings’in idaresinde “Hamza Fansuri’nin Mistisizmi” adlı teziyle doktor oldu.
1965’te Malezya’ya dönen el-Attas, Malaya Üniversitesi, Malay Araştırmaları, Edebiyat Bölüm başkanlığına getirildi. 1968-70 yılları arasında Sanat Akademisi’nin dekanlığını yaptı. 1973’te Malezya Milli Üniversitesi’nde Malay Dili, Edebiyatı ve Kültürü Enstitüsü’nü kurdu ve başkanlığını yaptı.1987’de, İslami bir düşünce ve bilim geleneğinin ihyası amacıyla Uluslararası İslam Düşüncesi ve Medeniyeti Enstitüsü’nü kurdu. İlerlemiş yaşına rağmen üniversitelerde dersler ve konferanslar yoluyla engin birikimini genç nesillere aktarmaya devam etmektedir. El-Attas’ın çağdaş İslam düşüncesindeki yerini modernizm-sekülerizm karşıtlığıyla şekillenen ve gelenek yanlısı bir yaklaşım olarak ifade edebiliriz. Yalnız buradaki gelenek, köklerini İslam düşüncesinde bulan ve özellikle Gazzalici çizginin modern versiyonu olarak değerlendirilen orta yolcu bir gelenektir.
İslami ilimlere, tasavvuf düşüncesine, edep kavramına, bilginin vahiyle irtibatına ve İslami ilimlerdeki otorite anlayışına çok değer veren el-Attas, Müslümanların son dönemlerde karşılaştığı problemlerin temelinde “edep kaybı” ve “otoritenin inkârı” olduğunu söylemekte ve sekülerleşme krizine dikkat çekmektedir. el-Attâs’a göre asrın sorunu edep kaybıdır. Günümüzde gözlemlenen, İslam ilim ve kültür birikimine karşı bu kalkışmanın, bu hoyrat yaklaşımların sebebi de edep eksikliğidir. İlmî ve kültürel birikimle beraber yürümek ve uzun asırlar boyunca birikmiş İslam düşünce ve medeniyet geleneğine saygı göstermek, edebin gereğidir. (Bakınız: Edep kaybı ve otoritenin inkarı için İslam, Sekülerizm ve Geleceğin Felsefesi, 4-5- 6. Bölümler; sekülerleşme krizi için 2. Bölüm) çağdaş İslam düşünürlerinin tartıştığı ve çağdaş İslam düşüncesinde önemli bir başlık olan “Bilginin İslamileştirilmesi” konusunda el-Attas’ın yaklaşımı öncelikle “Bilginin Batılılaşmaktan Kurtarılması” yönündedir. İslamileştirme, daha özelde de bilginin İslamileştirilmesi, tersinden bir süreçle ve bilginin seküler kimliğinden arındırılması ile başlamak zorundadır. Aksi halde seküler bilgi formlarının revizyona tabi tutulmadan İslamileştirilmesi, otantik manada İslami değil, sekülerleşmiş bir dini bilgi birikiminin üretilmesine yol açar. Bu manada Attas, modern batı düşüncesinin tamamen ve indirgemeci bir tarzda reddinden ziyade, onunla eleştirel ve İslami bir nokta-i nazardan ilişkiye girilmesini öngörür.” (Kalın, 2007, s. 187). Attas’a göre, kökleri bilim devrimine ve Aydınlanma hareketine giden modern Batının ürettiği bilgi ve bilme biçimleri, özünde sekülerdir ve İslam’ın temel kabulleriyle çatışma içerisindedir. Bu seküler bilgi, modern bilimden eğitim sistemine, film sektöründen uluslar arası kuruluşlara kadar çok geniş bir kurumlar ağı tarafından üretildiği ve norm olarak takdim edildiği için, batılı olmayan toplumlar ve özellikle İslam dünyası için entelektüel bir tehdit ve meydan okumadır. Bu yüzden Attas, hem çağdaş batı düşüncesiyle diyaloga girmenin hem de İslam tefekkür geleneğini yeniden ihya ve inşa etmenin ön şartı olarak bilginin batılılaşmaktan kurtarılması gerektiğini savunur.
El-Attas’a göre dilin yapisinda bozulma zihni karmasaya yol açmakta ve temel Islami kavramlar dizgesine ait, ilim, adalet, edeb ve te'dib gibi kelimelerin anlamlari tahrip edilmektedir. “Günümüz bilgisini olduğu gibi kabul ederek ona bazı İslami bilimleri ve ilkeleri “yama yaparak” veya “aşılayarak” bu bilginin İslamileşmesini beklemek çok yanıltıcı sonuçlar doğuracaktır ki bu da ne faydalı ne de arzu edilendir. Ne bu “yamama” ve ne de “şırınga etme” işi, beden yabancı unsurlarla dolu hastalıktan bitap düşmüşken bir şifa vermez. Bilginin bedeni İslam potasında yeniden şekillendirilmeden önce bu yabancı unsurlar ve hastalık ondan sökülüp atılmalı, sterilize edilmelidir. En önemli görevimiz, her bir düzeyin standardına göre belirlenmiş, en alt düzeyden en yükseğine kadar tüm eğitim sistemimizde sunulacak olan öz bilgiyi içeren bir bileşim üretmek için İslami unsur ve anahtar kavramları formülleştirmek ve entegre etmek olacaktır. El-Attas’a göre Müslümanların temel problemleri, “İslâm dini ve onun pek önemli anahtar kavramları ve esasları konularındaki bilgi yetersizliği ve belirsizlikten kaynaklanmaktadır.” İslâmî eğitimin gerçek amacı “iyi bir insan” yetiştirmektir. Çağımızdaki en büyük mesele, bilgi meselesidir. Bu problemleri halletmenin yolu ise eğitimden geçmektedir. Bilgi artık cehalete karşı olan bir kavram olarak değil, Batı’nın tanımladığı ve yeryüzüne yaydığı bilgi olarak bir sorun teşkil etmektedir. Bu bilginin gayesi yok olmuştur. Gerçek olduğunu iddia eder, ama sadece kargaşaya ve şüpheciliğe yol açar. Bilgi nötr değildir. İçinde üretildiği medeniyetin karakteri ve kişiliğini yansıtır. Batı’nın aktardığı bilgi de böyledir. Aşırı dünya sevgisi ve insanın dünyevi hayatına verdiği değer yüzünden Batı’da bizim anladığımız anlamda “din” yoktur. Batı bilgiyi arar, ancak bunu şüpheye dayanarak yaptığı için her keşif, her yeni bilgi aslında aranandan onu uzaklaştırır. Bulunan bilgi asla öz gayesini tatmin edemez. Batı’da insan ilahlaştırılmış, Tanrı ise insanlaştırılmıştır.
İslam’da eğitim, insana adabın verilmesi, aşılanması anlamına gelir. Te’dib, İslami anlamda eğitimi ifade etmek için en net ve doğru bir kavramdır. Yani te’dib etmek, edeplendirmek demektir. Te’dibin zaten kavramsal yapısı içinde bilginin unsurlarından olan talim ve terbiyeyi de içine aldığını söyleyen Attas, bu yüzden İslam’daki eğitim kavramını terbiye, talim, te’dib terimleriyle tek tek ifade etmenin gereksizliğini vurgular. Eğitimin amaçları da, hedefleri de bu adabın içinde yer alır. İnsan ancak bu adab ile dünyada ve ebedi hayatta hakkı yerine getirebilir. Eğitim ve öğretim süreci olarak te’dib kavramının devre dışı bırakılmasıyla meydana gelen netice ise edeb kaybıdır. Edeb üzerinde sürekli durma, ilmin toplum içinde iyi gayelerle kullanılmasını sağlamak içindir. Zira aynı etimolojik köke sahip edeb, hem ilmi ve hem de ameli beraberce kapsamaktadır. Edebin çöküsü, hayatin her alaninda sahte liderlerin ortaya çikmasina yol açar; zira edebin kayb olmasi sadece tanima ve kabul etme yetisinin ortadan kalkmasini da beraberinde getirir. Otantik tanimlar terk edilir ve bunlarin yerine müphem sloganlar derin kavramlar olarak takdim edilir. Burada el-Attas’ın görüşlerinden hareketle eğitim olayının oluşmasını şu şekilde formüle etmek mümkündür:
İlim + Amel + Edeb = Eğitim
-İslam uygarlığında eğitimin anahtar kavramları şunlardır:
-Eğitimin gayesi dindir.
-Eğitimin çerçevesi insandır.
-Eğitimin muhtevası ilim ve marifettir.
-Eğitimin kriteri hikmettir.
-Eğitimin uygulanması adalettir.
-Eğitimin yöntemi doğru iş, yani amel veya adabdır.
-Eğitimin uygulanma şekli üniversite, yani külliyedir.
El-Attas’ı düşüncelerini, çalışmalarını Malay medeniyetinin ürettiği değerleri 20.yüzyıl yolsuzluğu içerisinde gönüllülükle ve cesaretle taşıma cüretini göstermek ve geçmişin değerlerini gelecek nesillere miras bırakmayı kendine bir borç bilmiştir. “Prof. Nakib el-Attas bugün 85’ine varmış hikmet sahibi, bir Müslüman’ın hiç bir zaman emekliye ayrılamayacağını gösterecek bir şekilde bugün 85 yaşında olup hala hizmet vermeye devam etmektedir.
Malezya’nın araştırma üniversitelerinden biri olan Malezya Teknoloji Üniversitesi’nin (UTM) Rektörü Prof.Zaini Ujang’ın davetlisi olarak Malay Medeniyeti Fakültesi’ne bağlı İslam, Bilim ve Medeniyeti Çalışmaları Merkezi’nde (CASIS) “misafir öğretim görevlisi” statüsüyle görevlendirildi. Elbette bu görevlendirme, sembolikliğinin yanı sıra, el-Attas’ın birikimini yeni nesillere aktarmanın bir aracı olarak UTM Kuala Lumpur Jalan Semarak’daki kampüsünde ayda iki defa gerçekleştirilen sohbetlerin hayata geçirilmesine de olanak tanıyor
Kaynak:
-İbrahim Kalın, “Seyyid Muhammed Nakib el-Attas”, Çağdaş İslam Düşünürleri içinde
-Dîn Muhammed, Mülakat, Mülakatı yapan: Ömer Faruk Tokat, Rıhle Dergisi, s. 13, Ekim-Aralık 2011
-Özgün İrade dergisinin Ocak 2013 sayısında "Müslüman Öncüler" dosyasında yayınlanmıştır.
-Çeviri: Mahmut Erol Kılıç İnsan Yayınları “İslam, Sekülerizm ve Geleceğin Felsefesi”
-Mevlüt Uyanık, Bilginin İslamileştirilmesi ve Çağdaş İslam Düşüncesi, Ankara Okulu Yayınları, Ankara, 1999
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- SEYYİD MUHAMMED NAKIB EL-ATTAS10 Mart 2026 Salı 20:39
- GAZZE’NİN YIKIMINDAN İNSANLIĞIN ÖZ YIKIMINA: JÜRGEN HABERMAS13 Kasım 2025 Perşembe 14:06
- İSLAM CEZA HUKUKÇUSU ABDULKADİR UDEH3 Haziran 2025 Salı 20:41
- EZHER TALEBESİ CÜBBESİNİ GİYEN İLK GAYRİMÜSLİM: GOLDZİHER -8 Nisan 2025 Salı 21:47
- NAMAZ14 Aralık 2024 Cumartesi 19:42
- DİRİLİŞ NESLİNİN ÖNCÜSÜ: SEZAİ KARAKOÇ 28 Haziran 2024 Cuma 13:46
- MİSYONERLİKTEN İSLAM DAVETİNE: MUSA BANGURA14 Mayıs 2021 Cuma 14:30
- Feridüddin-i Attar20 Kasım 2018 Salı 21:48
- Cihad6 Mayıs 2018 Pazar 22:11
- Gurbete Giden İlk Öğretmen (Mus'ab Bin Umeyr)7 Ekim 2017 Cumartesi 08:25
- Mehmet ÖZELPOST TRUTH (GERÇEKLİK SONRASI) ÇAĞDA FİLİSTİN SORUNUNU KONUŞMAK

- Bilge ÇAĞLANMODERN EĞİTİMLE DEĞİŞEN DİNDARLIK

- Veli KARATAŞ “AKLA VEDA” AKL-I SELİME DAVET

- Mehmet ALTUNÜLKEMİZDEKİ EĞİTİMİN DÜNÜ BUGÜNÜ VE YARINI

- Ali KARAKAŞFUAT SEZGİN VE HADİS KİTABETİNE DAİR İDDİALARI

- Kemal SAYARKemal Sayar İyiliğin kanatları

- Musa ARMAĞAN MEVDUDİ'NİN İSLAMIN GELECEĞİ VE ÖĞRENCİLER KİTABI ÖZETİ

| İMSAK | GÜNEŞ | ÖĞLE | İKİNDİ | AKŞAM | YATSI |
| 04:22 | 05:44 | 11:45 | 14:58 | 17:34 | 18:49 |