İlim ve Akıl Zenginlik Getirir (mi)? / Köşe Yazısı - Ahmet ÖZBEK

22.10.2018 06:11:41
Ahmet ÖZBEK

Ahmet ÖZBEK

 İlim ve Akıl Zenginlik Getirir (mi)?

Eğitimci olmamız hasebiyle bulunduğumuz birçok ortamda sohbetlerimizin geneli eğitim-öğretim üzerine yoğunlaşır. Hafızam beni yanıltmıyorsa tamamı eğitimci olan arkadaşlarla oturduğumuz bir ortamda caddelerdeki bilboardlarda asılı olan afişlerde o sene Üniversite sınavları sonucu yerleşen öğrencilere ait istatistiki bilgilerin olduğu resim üzerine olan tartışmamız yukarıdaki başlığa paralel bir cümle veya fikir etrafında yoğunlaşmıştı. Zira afişte aslan payını ve resimler kısmını Tıp Fakültesi ve Diş Hekimliğine yerleşen öğrenciler kaparken, eğitim fakültesi vb. bölümlere yerleşen öğrencilerle ilgili sadece küçük puntolarla rakamsal veriler verilmişti. Bu durum arkadaşlarımızın dikkatini çekmiş ve seviyeli bir tartışma başlamıştı.

Tartışmada en can alıcı sorulardan biri de “Öğretmenlerin maaşı günümüz doktorları veya diş hekimleri kadar yüksek olsa ve tam tersi onların da maaşları günümüz öğretmenleri kadar düşük olsa Fen Lisesi öğrencileri başta olmak üzere başarılı öğrencilerin üniversite tercihlerinde sıralama ve öncelik nasıl olurdu? Öğretmenlik en başa konulur muydu? Şeklinde olmuştu. Aslında sorulan bu soru, ortamı paylaşanlar için çok da zor değildi. Cevabı herkesin üzerinde ittifak ettiği şekilde maddi getirisi yani parası çok olan, kısa sürede insanı zahiren zengin eden bölümler o günün şartlarında hangisi ise veliler ve öğrenciler tercihlerinin en başına koyuyorlardı.

Haklılardı çünkü doktor ve diş hekimlerinin sahip oldukları birçok imkânı ve zenginliği gözleriyle görüyorlardı.

İstediğin kadar, ama Peygamberimiz (SAV) “Âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler para, pul bırakmadılar, ancak ilim bıraktılar. Ümmetimin seçkinleri âlimleri, âlimlerin seçkinleri ise İslami ilimleri bilenlerdir. İlmin fazileti, ibadetin faziletinden hayırlıdır. Cenab-ı Hak bir kulu yaratıkları arasında rezil ve perişan etmek istediğinde onu ilimden mahrum eder.”

Hz. Ali(ra): “İlim maldan hayırlıdır. İlim seni koruduğu halde; sen malı korumaya mecbursun. İlim hâkim, mal ise mahkûmdur. Ya bilen, ya öğrenen, ya dinleyen ya da bunları seven ol. Beşinciden olma ki mahvolursun.”

İmam-ı Şafii “Kur’an öğrenenin kadri yüce, hadisle uğraşanın delilleri kuvvetli, matematik bilenin görüşü keskin, Arabi ilimler öğrenenin tabiatı ince ve duygulu, nefsini şehevi arzulardan uzak tutmayanın da işleri boşa gider.”

Hükema “Çok zelil vardır; ilmi onu aziz etmekte, çok da aziz vardır; cehli onu zelil etmekte. Cahillerin serveti arttıkça çirkinliği de artar. Âlim olup da mal kazanamayan cemal(güzellik ve itibar) kazanmıştır.”

Büzürcimihr’e “İlim ve maldan hangisi daha iyidir?” dediklerinde ilmi tercih etmiş. Buna karşı, “madem böyledir; biz niçin daima âlimleri zenginlerin kapısında görüyoruz da aksini hiç göremiyoruz?” Dediklerinde Büzürcimihr:

Birincisi, ilmi sayesinde mal sahibi olmanın faydalarını bilip zenginlerin kapısına devam etti. İkincisi ise ilmin bahası biçilemeyecek bir fazilet ve kıymet olduğundan gafil bulunduğu için ilim tahsilinde tembel ve âlimlerin kapısına gelip gitmekten mahrum kaldı.” Cevabını vermiştir.

“Sence en hayret edilecek şey nedir?” dediklerinde Büzürcimihr:

“Cahilin zenginliği ile âlimin fakirliği” cevabını vermiştir.

İlim sahipleri: “Rızık, akıl nispetinde dağıtılmış olsaydı; hayvanlar açlıktan ölürlerdi.” Demişler.

İlim ile mal bir adam üzerinde toplanmıyor acaba neden? Diye sorduklarında cevaben; “İlim aziz, mal adi olduğundan ikisi bir zatta toplanmaz” demişler.

Mamafih akıl ve ilim sahiplerinin malları az olsa bile akıl ve ilim onlara saadet olarak yeter. Cahillerin malları çok bile olsa ilim ve irfandan mahrumiyet onlara felaket ve aşağılanma için yeterlidir. Çünkü saadet, mal çokluğuna bağlı değildir.

 Benzeri hadis ve söz söyle, maddiyatı ön planda tutan kapital zihniyetler asla zenginlik getirmeyeceklerine inandıkları bu alanları düşünmeyecekler ve hep uzak kalacaklardır.

Haklılar mı peki? Bana göre evet sana göre hayır. Eee bu karışıklığı gidermek için ne tür bir çözüm sunarsınız diye talep edenlere birçok kaynağın yanında ve hatta en başında Ebu’l Hasan el Maverdi’ nin “Yüce Hedefler Kitabı”nın birinci ve ikinci bölümünü oluşturan “akıl ve ilim” bahsini dikkatlice okumalarını tavsiye ederim. Bu tür eserler okunduktan sonra ilmin zenginlik getirip getirmediği işte o zaman daha net anlaşılmış olur kanaatimce.

Bahsi geçen eserde konu tüm tafsilatıyla verilmiş olmasına rağmen özellikle bizim mahalleden bazı insanların fikrini değiştirip, ilimden yana saf değiştireceklerine olan inancım üzülerek ifade edeyim ki çok az. Delil mi istiyorsunuz? Son zamanlarda yüksek puanlı öğrencisini İmam-Hatip okullarına gönderen kişi sayısına bakmak yeterli. O zaman konjonktür icabı dillerinden dava sözcüğünü düşürmeyen tavacılarda ortaya çıkar belki. Kim bilir?

 

 

Bu yazı toplam 989 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.