Bismil Vedud / Köşe Yazısı - Hülya AKCEBE

22.11.2018 20:19:36
Hülya AKCEBE

Hülya AKCEBE

Bismil Vedud

Hiç söylenmemiş sözler ve kirletilmemiş cümleler aradım yıllarca sevdamı haykırmak için. Çağın kelimeleri basitleştiren ucuz duygularından kaçtım.  Kelimeler sermayemdi,   sakındım onları popüler kültürün anlık heveslerinden. Hız ve haz çağına kurban etmemek için sakladım yüreğimin en nazende köşesinde.

Dilim lal kesildi yüreğim volkan. Ama artık içimde kopan fırtınaya sağır kalamıyor, kelimelerin içimdeki isyanvari çığlıklarıyla başedemiyordum. Cümleler birlik olmuş yıkmak için çabalıyorlardı, yüreğime ördüğüm sükût duvarlarımı. Onlar beni enkaza çevirmeden bir kapı açmalıydım ben harflerle vuslata, bana Vera’nın sesini duyuracak bir kapı açmalıydım henüz vaktim varken,  bir kapı açmalıydım sevdamı anlatan iki kelimeden.

Sermayemdi kelimeler benim. İnsan kendi sermayesini iyi tanımalıydı değil mi gönüldaşım? Bugün döktüm bütün kelimeleri zihnimin orta yerine düşüncelerimi çağırdım mesaiye. Bu gece hararetli bir fikir sancısının içinde buldum kendimi,  arıyorum şimdi derdimi anlatacak O iki kelimeyi.

Ne olabilirdi aradığım, hangi kelimeye vurulmalıydı sevdam?  Bu ne ağır yük böyle kuşattı bütün benliğimi. Ama vazgeçmek pes etmek olmazdı. Allah’ın izniyle sevdanın özüne değmeden bu satırlar bitmeyecek  bu mürekkep kurumayacaktı bu gece.

Sevda bunca kelimeye nasıl değmiş,  asırlarca harften harfe dolanıp bugünlere nasıl gelmişti?  Bir kelimeyi tanımlamak için bunca kelime kendini niçin feda etmişti. Bir kez yazılsa ve herkesi anlatsa yazılanlar biz de bu kadar yorulmasak  olmaz mıydı  diye düşünürken yüreğimden bir cümle kesti yolumu sevda her yürekte ayrı yazılır bilmiyor musun  dedi . Sustum yüreğime hak vererek, devam ettim kaldığım yerden arayışıma.

Sevmek aklın değil kalbin işiydi biliyordum. Ben de kalbime sordum senin derdin ne sevgiyle diye.  Ben niye kaptıramıyordum kendimi gönlüme?  Yıllar önce içselleştirdiğim bir cümle geldi hatırıma. Ben akleden bir kalple sevmeye söz vermiştim kendi kendime. Biliyordum kalbine ayar çekmeyi bilmeliydi Müslüman bir kadın. Biz öyle körü körüne bağlanamazdık heveslerimize. Körlüğü hidayete tercih edenlerden olamazdık diye düşünüp dururken başka bir cümleye ilişti gözlerim.

Ölçülü seveceksin sevdiklerini diye. Ölçü mü? Hem de sevgi de? Bu nasıl iş?  Bu ölçüyü ne belirleyecek o zaman?  Kim koyacak kurallarını? Sevgi ve ölçü şimdi terazinin iki kefesinde. Bu biraz ağır geldi bana açtım zihnimi hayata değen sevda sözcüklerine.

Hangi kapıyı çalsam hangi taşın altını kaldırsam insanlarda bir çaresizlik gördüm. Hepsi altında kalmıştı dillerine değen yüreğinden büyük iddialarının. Dürüst sevdim diyenlerin hayatı yalanla dolmuş çılgınlar gibi sevdim diyenler şimdi yare bedduaya durmuştu. Sensiz yaşayamam diyenler çık git hayatımdan diyor,  gözüm senden başkasını görmüyor diyenler sevdiklerinden başka herkesin gözünde dolanıyordu. Sen gel de ben hayatın yükünü çekmeye hazırım diyenler iki sorunda babasının evine dönmüştü.  Şaşkın şaşkın seyre daldım olup bitenleri ağlasam mı gülsem mi bilemeden döndüm yine yüreğime değen kelimelere.

Yine hak verdim yüreğime. Ölçülü sevmediğinden düşmüş insan  bunca acının içine. Ölçüyü nerede aramalı o zaman kim gösterecek bize  en doğru teraziyi.

Bulmak için yüreğimin şifasını oturdum gönüldaşım vahyin gölgesine.

Niçin yapmacağınız şeyleri söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz artık büyük suç teşkil ediyor diyordu Allah(1). Sizin göğsünüzde iki kalp yaratmadık diyordu?(2) Mümin bir cariye, müşrik bir kadın hoşunuza gitse bile ondan daha hayırlıdır diyordu.(3) Müminlerin Allah’a olan sevgisi çok güçlüdür diyordu. Yusuf kıssasında bize arkadan  yırtılan gömleğin şahitliğiyle temizliği,saflığı, masumiyeti, iffeti somutlaştırıyordu Allah.

Allah bize nasıl sevmemiz gerekiyor öğretiyordu gönüldaşım. Yaralarımıza şifa oluyordu bizi bizden daha iyi tanıyan Rabbimiz.

O vakit Rabbin adıyla başlamalıydı benim sevdam. Namahrem bakışlarla kirlenmemeliydi. Ahdine vefalı olmalıydı. Söylediklerinden imtihan edileceğini bilerek konuşmalıydı. Ölçüyü kuşanmalıydı. Hesabını vereceğine inanarak sökmeliydi yüreğinden kelimeleri. Her yürekte ayrı yazılırdı ya sevda. Bizim yüreğimizde ki her haliyle Allah’ın boyasıyla boyanmalıydı.

Gönüldaşım, benim sevdam şükrü kuşanmalı ve beni yaratandan izinli bir sevda olmalıydı.

Artık herkes susmuştu içimde. Düşünceler ve kelimeler derin bir sessizliğe gömülmüştü. Şimdi tarif edemediğim bir huzurun içinde bulmuştum kendimi. Kalpler yalnızca Allah’ı anmakla huzura ererdi(4) şahit oluyordu an itibariyle yüreğim bu hakikate.

Huzur ile demlenen kelimeler arasından indim sevdanın özüne ve dilimden döküldü iki kelime :

“BİSMİL VEDUD”

O vakit gönüldaşım,  sevda yolculuğumuz rast gele.

                                                                                               VERA

 

(1)       Saf suresi 2. ayet                             

(2)       Ahzab suresi 4. ayet

(3)       Bakara suresi 221. ayet

(4)       Rad suresi 28. Ayet

 

Bu yazı toplam 1963 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş | Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlara aittir. Kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.