Mazine Bak ve Yıkılma Sakın
Ayaklarına bak…
Ayaklarının altındaki zemine bak gülüm…
Bak ve seni ayakta tutan, seni mukim kılan toprağa ver kalbini.
Mazine ver kalbini…
Bir mazi ki seni ayakta tutar, yol yordam olur sana.
Bükme öyle boynunu…
Kapatma sakın kan çanağına dönmüş gözlerini…
Dostun vefasızlığı, yolun zorluğu, düşmanın birliği bükmesin boynunu ne olur.
Ağyardan daha acımasız olan yar’ın vefasızlığını göm içine ve setleri yıkan Spartaküs olarak kal kalbimizde.
Kalbimizde küfre karşı her daim dik duran “adam” olarak kal.
Yıkılma sakın.
Biz seni cömertliğin zirvesi olarak gördük imkânların kıt, adamların kıt olduğu bir zamanda. Yokluğun iliklerimize işlediği zamanlardan biliriz seni.
Ömer misali, Osman misali, sonra Ebubekir’i Sıddık misali.
Bugünler de geçer…
Sakın bir an bile bırakma kendini…
Kendini bilmeyenlere, davayı bilmeyenlere boyun bükme…
Yıkılma sakın.
Sıkıntısı kadar ferahlığı olur insanın der büyüklerimiz.
“Zorlukla beraber kolaylık vardır. Zorlukla beraber mutlaka kolaylık vardır.”
Bak bir mazine… Bak “geçen”e. Nice badirelerden sonra varmışken bir ırmak kenarına, bir yol ayrımına, yıkılma sakın.
Her badire müjdesidir aslında aydınlık günlerin.
Karnına taş bağlayan, bağladığı taşla hendek kazan Resulullah’ı hatırla.
Hatırla ki en zor zamanda en rahat zamanların, yoksulluğun en ileri olduğu zamanlarda, varlığın zirvelerini müjdelemişti Resul. “Ey Ashab! Aydınlık günler yakın, yıkılma sakın” der gibi.
Gemileri yakmadık henüz. Bağrımıza taş basmadık daha. Ayakuçlarımıza kadar sokulup peşimize düşmedi düşman henüz. Arkamızdan kovalayan düşman bizi bir nehir kenarında sıkıştırmadı daha. Denizin esamesinin okunmadığı bir yerde gemi yapmaya başlamadık henüz. Korkunun kalplerimize sirayet ettiği bakışlara muhatap olmadık daha.
Habeşistan yollarına düşmedik, Taif’te taşlanmadık henüz.
Başkaldırmadı henüz yalın ayaklılar, baş eğmek için.
Menzile bu kadar yaklaşmışken salıverme kendini ne olur…
Sloganlarını kavi tut. Kalbini ferah.
İmtihanı kadar, imtihanlarına gösterdiği sabır kadardır ferahlık.
Mevsimlik aşklar esiri etmesin sakın seni…
Rüzgârın peşinde sürüklediği kimliklere kaptırma kendini.
Gecenin koyu karanlığında uzat uzatabildiğin kadar secdelerini.
Sonra bil ki kişi imtihanı kadar insandır. Davası kadar yüce.